ÖNÜGÖREN ECZANESİ (MERKEZ)     EROĞLU ECZANESİ (MERKEZ)     EŞSİZ (ALTUNHİSAR)     AYTEN ECZANESİ (BOR)     UYSAL ECZANESİ (ÇAMARDI)     SİNEM ECZANESİ (ÇİFTLİK)     ULUKIŞLA ECZANESİ (ULUKIŞLA)    

2011 YILI SEÇİMLİ OLAĞAN GENEL KURUL KONUŞMASI

Saygıdeğer Meslektaşlarım

Sizleri 53.Bölge Niğde Eczacı Odası Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyor ve2.Olağan Genel Kurulumuza hoş geldiniz diyorum.

Mesleğimizle ilgili olan veya olmayan her türlü sorunu değerlendirme imkanı bulduğumuz , bilgilerimizi paylaştığımız çözüm üretme yeri olan kongremizin öncelikle mesleğimize ,meslektaşlarımıza katkı sağlamasını umuyor katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.

Dünyada haritaların değiştiği, reform taleplerinin her türlü silahla susturulmaya çalışıldığı , binlerce insanın sadece demokratik talepleri nedeniyle öldürüldüğü ,arkasında petrol hesabı olan, insan hayatını hiçe sayarak güya demokratik mücadele yapan insanları desteklediği ama Afrikadaki açlıktan hayatını kaybeden bebekleri,ilaç bulamadığı için ölen anneleri görmeyen, Gazze’ye insani yardım malzemesi götüren vatandaşlarımızı canice öldüren zalim,çirkef ve çirkin hesabı olan yabancı devlet ve devlet adamlarının dünyada fazlasıyla etkin olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Birlik ve beraberliğimizin bozulması için iç ve dış düşmanlarımızın da ellerinden gelen her türlü eylemi gerçekleştirdikleri de bir gerçektir.

Terör son günlerde özel bir artış göstermektedir., Ülkemizi kana bulayan terörü, teröristleri bunları destekleyen her türlü legal ve illegal uzantılarını lanetle nefretle kınıyor, bu uğurda canlarını feda eden tüm şehitlerimize bugüne kadar eczacılık alanında hizmet eden ahirete intikal etmiş olan tüm eczacı meslektaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum. Değerli ailelerine başsağlığı diliyor tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyor sağlığını kaybedenlere acil şifalar dilerken, ülkemizdeki tüm insanların kardeşçe sevgi saygı ve muhabbetle yaşadığı huzur dolu bir ülke olmasını temenni ediyorum.

Değerli Meslektaşlarım; Ülkemizde siyasal ve toplumsal tartışmaların nerede başlayıp nerede bittiğini takip etmek oldukça zor bir hale gelmiştir.

Ulusal ve uluslararası olaylardan etkilenen bir atmosferde ülkemiz sürekli bir kafa karışıklığı içerisine sokulmak istenmektedir. Kim tarafından ne amaçla yapıldığı bilinmeyen bu olayları anlamak oldukça güç hale gelmektedir. Bir yanda tüm hayatı komplo gibi görenler bir yanda hayatı hiç eleştirmeyenler ve sorgulamayanlar. Kadına ve çocuğa şiddete karşı çıkmayanlar, ekonomik problemlere duyarsızlığa, kısaca sorumsuzluğa… Bunun gibi durumlar bizleri vatandaş olarak tedirgin etmektedir.

Şu anda önümüzde de yeni bir anayasa yapılması durmaktadır. Bizlerde sivil toplum örgütü olarak daha özgürlükçü daha adil ve toplumsal huzura hizmet edecek bir anayasa yapılmasında katkıda bulunmamızın bir görev ve sorumluluk olduğunu düşünüyoruz.

Yaşadıklarımız, çalışmalarımız faaliyet raporu içinde biraz sonra genel sekreterimiz tarafından sizlere yansıtılacaktır. Onun için muhtemel gelişmelerden bahsetmek istiyorum.

Değerli Arkadaşlarım;

Eczacılık eğitimi 5 yıllık bir eğitim olup birinci yıldan itibaren temel eczacılık birimleri bölümü içerisindeki dersleri , sonra eczacılık teknolojisi bölümündeki dersleri ve diğer bölüm dersleri gibi ağır bir eğitimden sonra mezun olan doyuma ulaşmış sektörün içerisinde iş bulma gayreti başlıyor.

Kamuda iş bulursa mesleğimizin yanı sıra mesleğimizle de çok ilgisi olmayan birçok işi de yaparak sağlık hizmeti sunan diğer meslek gruplarının da pay aldığı döner sermayeden de en az payı alarak hizmet vermektedirler.

Eczacılarımız arasında bulunan maaş farklılıkları da ayrı bir sorun olarak karşılarına çıkmaktadır.

Bildiğiniz gibi ülkemizde eczacılık yapacak kişinin derin bir bilimsel birikime sahip olmasının yanı sıra BUT’ları,SUT’ları bilmesi her ilacın nasıl ödenmesi gerektiğini SUT’un içinde bulunan ince talimatları en küçük hatada sözleşme feshi, katlanmış para cezalarının da baskısı altında çalışmaktadır.

Kaldı ki; Dünyanın hızla değiştiği teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği yeni mesleklerin ortaya çıktığı mesleklerin sınırlarının değiştiği bir dönemdeyiz. Eczacılığın da sınırlarında yeni değişimlerin ve gelişmelerin olması gerektiği kanaatindeyiz. .Bu noktadan hareketle eczacı akademisyenlerimizle yakın işbirliğine girerek eczacılığın sınırlarının hatta belki de tanımının yeniden yapılması bu konuda meslektaşlarımızın önünü açacak projeler yaratacak ekip çalışması- çalışmaları beklediğimizi, bu konudaki taleplerimizi T.E.B Merkez heyeti yöneticilerine ilettik.Şu anda eczacının tanımı ve görevi yeniden belirlenmekte olup yaklaşık 41 maddeden oluşan bir öneri paketi Sağlık Bakanlığına iletilmiştir.

Eczacılar sağlık danışmanı olup sağlık uygulama tebliğinde ilk defa sağlık hizmet sunucuları arasına girebilmişlerdir. Bildiğiniz gibi daha önceleri diğer hizmet sunucuları arasında olup kaplıcalar gibi neredeyse dışlanmış gruplar arasında idi.

Birinci basamak sağlık kuruluşları arasına girmek bizlere yeni alanlar açılmasının alt yapısını oluşturmaktadır. Şöyle ki meslek hakkı alabilmemizin yolu farklı takip ve uygulamalardan geçmektedir. Örneğin; tansiyon takibi,bazı basit tahlillerin yapımı,şeker ölçümü,gebelik testi yapılması gibi…Ama mutlaka görev alanımızı sağlık danışmanlığının yanı sıra bazı farklı uygulamaları da yapmamız gerekmektedir.

Bu nedenle eczacılar kendi yerlerini belirlerken bu konuya hassasiyet gösterilmeli dikkatle takip edilerek yeni misyonu eczacının geleceğini belirleyecek olup hepimize çok ciddi görevler düşmektedir.

Bizlerde bunun için öncelikle ITS’ye önem verdik.

Ayrıca insan sağlığını sadece ilaç takibini yaparak koruyamayacağımızı hepimiz biliyoruz. Veteriner ve Zirai ilaçlardaki suistimallerin insan sağlığına ve ekonomimize ne kadar olumsuz etkilerinin olabileceğini yıllardır görüyoruz.

Veteriner ve Zirai İlaçlarında takibinin ITS gibi bir sistemle takip sistemine geçmek için ilgili kurum ve kuruluşlar ile kamuoyunun hem aydınlatılması hem de ilgilerinin sağlanarak bu tür ilaçların takibinin yapılması için çalışmalar yapılması taleplerimizi merkez heyetine ilettik ve bu talebimizin de arkasında olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Ayrıca benzer konularda sizlerin öneri ve taleplerini bekliyoruz.

Bitkisel ürünler elbette yüzyıllardır sağlık alanında kullanılmaktadır. Son zamanlarda ortaya çıkan bitkisel ürünlerin, internet üzerinden satışı yapılan ilaç satışlarının doğru olmadığı sahte ilaçların ve sonucunun ne olduğu belli olmayan, insan sağlığının bilgisiz ve eğitimsiz insanların elinde tehdit altında olduğu bilinmekte olmasına rağmen Tarım Bakanlığı tarafından gıda takviyesi adı altında sunulan ve ruhsatlandırılan ilaç gibi anlatılan ürünlerin ruhsatlandırılmasının derhal sağlık bakanlığına bu yetkinin devredilmesi en doğru davranış olacaktır. Her ne kadar sağlık bakanlığı tarafından bir yönetmelik çıkarılmış olsa da yeni bir yönetmeliğin hazırlanmakta olduğu bildirilse de halkımız hala bu tehdit altındadır.

Değerli Arkadaşlarım;

Dünya Sosyal Güvenlik şemsiyesini gün geçtikçe daraltıyor, ödemeleri azaltıyor, atlatılıp atlatılmadığı henüz belli olmayan neredeyse her gün bir başka ülkede çıkan ekonomik kriz beklentisiyle sarsılıyor. Buna bağlı olarak Almanya, Yunanistan, İtalya, Portekiz’deki problemler nedeniyle fiyatlar düşüyor. Bunun da muhakkak ki bir karşılığı olacağını düşünürsek meslek hakkı ve sabit kar marjı taleplerimizi daha güçlü bir şekilde seslendirmemiz ve bu konuda mücadele etmemiz gerekmektedir.

Artık eczanelerde ciroya göre değil de karlılığa göre hesaplanacak bir sisteme geçilmesi zaruri hale gelmiştir. Bizler eczanelerimizin muhasebelerini her zamankinden daha ciddi ve daha sıkı bir şekilde denetlemeli ve tasarruf edilebilecek bütün kalemlerden elimizden geldiği kadar tasarruf ederek eczanelerimizi daha verimli hale getirmek zorundayız.

Değerli Arkadaşlarım;

İlaçtaki son durumu sizlerle açık net bir şekilde paylaşmak istiyorum.Çünkü ilaçtaki durum bize firmaların, dağıtım kanallarının son zamanlarda neyi neden yaptığını bilmemiz açısından fevkalade önemli olup, bizim birbirimize neden sahip çıkmamız eczacılarımızın etik ve deantolojik kurallara neden daha sıkı sarılmamız birbirimize neden destek vermemiz gerektiğinin en açık şekilde anlaşılabileceği kanaatindeyim.

İlaç pazarında 2009 Aralık Ayında başlayan fiyat düşüşleri Türkiye İlaç Pazarında daralma yaşatmıştır. IMS verilerine göre 2010 Yılı Türkiye İlaç pazarı kutu satışında bir miktar büyüme kaydetmişken TL bazında gerileme yaşamıştır. Son beş yılda ilk defa gerileme yaşandığı fiyat düşüşleri ile açıklanabilir.

Bilindiği üzere fiyat düşüşleri KKİ Artışı /Referans Fiyat düşüşü(2010 yılında 3000 Kalemde gerçekleşen fiyat düşüşü %9,5 olarak yansımıştır.

Haftalık Fiyat düşüşleri ile karşımıza gelen durum;2010 yılında Türkiye ilaç pazarında 1,569,582,667 kutu ilaç karşılığında 14,789,768,730tl harcarken

reçete sayısı 30646 2011 yılında 360895 reçete karşılığında 15,697 milyon tl harcanacağı ön görülmekte olup reçete başı birim fiyat 2010 yılında 48,61 tl iken 2011 yılında 43,50 olacaktır.

Türkiye ithal ve yerli pazarı dağılımı ise şöyledir:

İthal ilaç kutu bazında %23,3iken Yerli ilaç %76,7olurken

İthal İlaç TL bazında %51,7olup Yerli ilaç ancak %48,3 olabilmektedir

Ticari iskontoların durumu şu şekildedir

Türkiye İlaç Pazarında ürün sayısı 4300iken ürün form bazında 7574’dür

Sadece Reçeteli form adeti toplam 5600 adet ilacın 2573 adedinde ticari iskonto (0)sıfır,545 adedi(%4)dört sadece 2396 adedinde ticari iskonto (%7)yedidir

Yüzde olarak değerlendirmek istersek (%45,95)i (0) Sıfır iskonto,(%9.73) ü %4 iskonto ile (%42,79) ise(%7) ile satılmaktadır

2010 Yılında Türkiye İlaç Pazarı 19,914,060,705 TL dir.

TL Bazında İlk 100 ilacın toplam cirodan aldığı pay %26 TL Bazında İlk 250 ilacın toplam cirodan aldığı pay %44 dür. (KDV siz İlaç Satış Fiyatı üzerinden)

Eczacılık mesleğinin sürdürülebilir olması ticari karlılığı artırmak ve ilaç pazarının belirleyicisi olan sanayi ve kamuya karşı etkin, etkili ve kararlı bir duruş sergilemekten geçer.

Ayrıca ilaç dağıtım kanallarının kendi aralarında anlaşarak satışlarda eczanelere uygulamakta oldukları peşin ticari iskontoları kaldırdıkları bilinen bir gerçektir.

Çok sayıda eczane kapanma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Eczacılar ağır kredi ve faiz yükü altında ezilmektedir. Her türlü olumsuz koşula rağmen sorumlulukları gereği verdikleri ilaç hizmetini kararlılıkla sürdürmeye devam eden meslektaşlarımızın ilaç sanayisinin ve dağıtım kanallarının bu uygulamalarını daha fazla kaldırması mümkün değildir.Gelinen bu noktada ilaç sanayinin ve ilaç dağıtım kanallarının bu tavırlarını değerlendirerek şartları güncelleştirmeleri gerekmektedir.

Değerli Arkadaşlar; Bilindiği gibi en önemli konulardan biri de 2010 Yılı Aralık Ayında meydana gelen fiyat düşüşü ve KKİ artışı düzenlemelerinden etkilenen ilaçlar nedeniyle eczanelerde oluşan stok zararlarının ilgili firmalarca telafi edilmesi için İTS ye bildirim yapmıştık.Bizler yönetim olarak bütün arkadaşlarımıza İTS ye bildirmeleri konusunda tavsiyede bulunduk ve arkadaşlarımızın bildirdikleri stok zararları 39 Firma dışında eczanelerimize fatura karşılığı ödenmiş olup bir sonraki ay ise ödemeyen firmaların farkları depolar tarafından yeniden eczacılarımızdan geri alınmıştır.

Pfizer ve Servier fırmaları bildirimlerin tamamını ödemiş olup ödemeyen firmalar yapılan araştırmalarda fiyat farklarını ödememenin yanı sıra ilaç alımı konusundada aynı şartları belirledikleri ve ortak bir tavır içinde oldukları tespit edilmiştir.

Bu on firmanın isimleri şu şekildedir. Basel,Celtis,İntegri;Mentis,Novitaş;Nuvomed,Opto,Salutis,Ulm,Vitalis İlaç

Değerli Arkadaşlar; Yaptığımız bazı şeylerden de bahsetmek istiyorum.

Sorunlarımızı sürekli olarak ulusal ve yerel medyada gündemde tutarak çözüm üretmeye çalıştık.

Üç ayrı teknisyenlik kursu açarak 138 kişiye teknisyenlik sertifikası verdik. Bu kurslarda görev alarak fedakarlık yapan eğitimi sağlayan

Değerli meslektaşlarımız, Ecz.Ali Tolu, Ecz.Mevlüt Aydoğan,Ecz,Begüm Gürbüz;Ecz.SelimGültekin;Ecz.MuratEraslan;Ecz.Derya Kocaman,Ecz.Taner Çakır,Ecz.Ayten Kevser,Ecz.Turgay Yıldız,Ecz.Ahmet Mavuş veEcz.M.Reşit Alınak’a şahsım ve odamız adına teşekkür ediyorum.

Ayrıca bizlere katkı sağlayan ancak şu ana kadar sertifika alamamış olan teknisyenlerimiz için de protokolün yenilenebilmesi çalışmalarına katkıda bulunuyoruz ve sürekli talebimizi iletiyoruz. Yakın zamanda yeni bir protokol beklediğimizi de sizinle paylaşmak istiyorum.

TEB ve diğer bütün odalar ile mümkün olduğu kadar iletişim kurmaya ve onların tecrübelerinden yararlanmaya çalıştık.

Meslektaşlarımıza ekonomik katkılar sağlayabilmek amacıyla özel iskonto ile akaryakıt alma imkanı sağladık.

Bakmakla yükümlü oldukları kişiler için iki özel hastane ile anlaşma yaparak birisinde fark ödemeden diğerinde ise %40 iskonto ile hizmet alma anlaşması yaptık.

Dört adet temsilcilik kurduk. Eczanesi olmayan yerleşim yerlerine yerinde ilaç teminine başladık ve şu anda il genelinde 61000 kişiye hizmet götürüyoruz.

Yönetim olarak arkadaşlarımıza düzenli adil bir hizmet sunmaya çalıştık. Maliye muhasebeden her ay düzenli olarak arzu eden arkadaşlarımızın ödemelerini takip ettik. Nöbetlerimizi de düzenli takip edilebilecek ve halkımızın da en iyi duyabileceği şekilde düzenledik. İnternet sitemizi kurduk.E-posta ve telefon mesajları ile hızlı bir iletişim sağladık.Protokollerin 3.7 maddesi ile tanımlanan ve uygun kurumların reçete dağıtımının düzenli takibini sağladık.Şu anda bu madde ile ilgili olarak geçici bir boşluk vardır.Ancak, TEB ile SGK arasında çok kısa zamanda netleşecek yeni bir madde üzerinde çalışıldığından bu konuda şimdilik bir değişiklik yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz.

İlimizde yeni bir depo açılması için bir grup deposu ile görüşmeler yaptık. Nispeten de olumlu sonuç aldık. Sadece zamanının bilinmediğini ancak bu yönde bir düşüncenin ortaya çıktığını bizlere iletmişlerdir.

Eczacı kooperatifleri ile görüşmeler yapıyoruz. Yakın bir zamanda da sizlerle bir görüşme toplantısı yapılması için gerekli ortamı sağlayacağımıza dair bir mutabakatımızın olduğunu bildirmek istiyorum.

Sonuç olarak her ne olursa olsun biz eczacıların bu dönemde varlığını koruyabilmesi ve mesleği geleceğe taşıyabilmesinin iki önemli unsuru bulunmaktadır ki bunlar; değişimlere uyum sağlayacak yapıyı hazırlamak ve bizlere uygun hale dönüştürmesi gereken meslek örgütlerine sahip çıkmak birlikteliğe daha fazla önem vermekten geçmektedir.

Değerli Arkadaşlar sözlerime burada son verirken hepinize teşekkür ediyor bu kongrenin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

10/EYLÜL/2011 Ecz.Nihat ÖZTÜRK

.

.