EŞSİZ ECZANESİ (ALTUNHİSAR)     OGUZ ECZANESİ (BOR)     ÇAMARDI ECZANESİ (ÇAMARDI)     DENİZ ECZANESİ (ÇİFTLİK)     DERMAN ECZANESİ (MERKEZ)     ERIS ECZANESİ (MERKEZ)     MENEKSE ECZANESİ (ULUKIŞLA)    

YÖK’e Çağrımızı Tekrarlıyoruz:

YÖK’e Çağrımızı Tekrarlıyoruz:

Eczacı İnsan Gücü Planlaması Yapılmalıdır

Türk Eczacıları Birliği olarak tüm Bölge Eczacı Odalarımızla sayıları 37 bini geçen eczacımızın sesi olmak için çalışıyor; mesleğimizi geleceğe güvenilir ve sürdürülebilir bir şekilde taşımak adına adımlar atıyoruz. Ancak elimizdeki veriler, bizleri endişelendirmekle kalmıyor, aynı zamanda acil önlemler alınmadığı takdirde mesleğimizin ve meslektaşlarımızın zarar göreceğini, istihdam sorunlarının ortaya çıkacağını, eczacılık mesleğinin geleceğinin tehlikede olduğunu gözler önüne seriyor. Bu noktada bir kez daha vurgulamak istiyoruz: Mevzu yalnızca bir mesleğin geleceği değildir. Yapılan yanlışlara devam edildiği sürece ülkenin teminatı olan gençlerimizin geleceği tehlikeye girecek, halk sağlığı da olumsuz etkilenecektir.

Veriler tehlikeye işaret ediyor

Konu hakkında daha kapsamlı bir çerçeve çizmek ve durumun vahametini sayılarla bir kez daha ortaya koymak gerekiyor:

- 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısı, akıl almaz bir artışla 2019 yılında 49’a yükselmiştir.

- Geçtiğimiz 7 yılda eczacılık fakültelerinin kontenjanları %71,7 oranında artmıştır.

-Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun Eylül 2018 verileri, eczane açılabilecek yer sayısını 1867 olarak göstermektedir. Ancak her yıl 1500’ün üzerinde öğrenci eczacılık fakültelerinden mezun olmaktadır ve mezun öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.

- Sağlık Bakanlığı Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 Vizyonu, 2023 yılında eczacı ihtiyacını 32.900 olarak belirlemiştir. Buna karşılık şu anda Eczacı Bilgi Sistemi’ne kayıtlı 37.000’in üzerinde eczacı bulunmaktadır.

Çağrımızı tekrarlıyoruz

Birliğimiz bugüne dek konuya ilişkin Yükseköğretim Kurumu nezdinde defalarca girişimde bulundu. Ancak çağrılarımız hep yanıtsız, sorularımız hep havada kaldı. Israrımızın mesleğimize duyduğumuz saygıdan, halk sağlığına verdiğimiz önemden kaynaklandığını vurguluyor ve çağrımızı tekrarlıyoruz:

- Devlet, vakıf, özel fark etmeksizin yeni eczacılık fakülteleri açılmamalıdır.

- Öğretim elemanı eksik, altyapısı bilimsel çalışma yapmaya uygun olmadığı halde açılmış olan eczacılık fakülteleri, bünyesinde bulundukları üniversite ve sanayi iş birliği ile Ar-Ge merkezlerine dönüştürülmelidir. Böyle bir imkan bulunmaması halinde kapatılmalıdır.

- Eczacılık fakültesi kontenjanları belirlenirken ülkenin kaynakları, sektörün iş gücü ihtiyaçları göz önüne alınmalıdır.

- Kontenjanlar acilen azaltılmalıdır.

- Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ndaeczacılık alanına başarı sırası şartı getirilmeli ve ilk 60 bine giren öğrenciler eczacılık fakültelerine yerleştirilmelidir.

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ