ÖNÜGÖREN ECZANESİ (MERKEZ)     EROĞLU ECZANESİ (MERKEZ)     EŞSİZ (ALTUNHİSAR)     AYTEN ECZANESİ (BOR)     UYSAL ECZANESİ (ÇAMARDI)     SİNEM ECZANESİ (ÇİFTLİK)     ULUKIŞLA ECZANESİ (ULUKIŞLA)    

53. BÖLGE NİĞDE ECZACI ODASI BAŞKANI ECZ. NİHAT ÖZTÜRK'ÜN 07 HAZİRAN 2013 38. DÖNEM 3. BÖLGELER ARASI TOPLANTISINDAKİ KONUŞMANIN TAM METNİ

Sayın Başkan ,değerli katılımcılar;

Sözlerime başlarken bu toplantıyı düzenleyen Zonguldak Eczacı Odasının başkan ve yöneticilerine misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.

Tarihin binlerce yıllık sürecine tanıklık eden ve yerleşik yaşamı günümüzden onbin yıl kadar uzanan Niğde ili tarihi değerleri ,doğal güzellikleri ,termal kaynakları olmasına rağmen,kırsal bir bölgede bulunmaktadır.En önemli gelir kaynağı Patates,elma üretimi ,az sayıda küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığınyapıldığı, kalsıt gibi ekonomik değeri yüksek değeri olmayan maden üretimleri yapılmakta olup halkın gelir düzeyi oldukça düşüktür. Kırsal kesimde oldukça dağınık geniş bir bölgede yaşayan nufus oldukça fazla olup bunlardan yaklaşık 65000 kişiye Eczanesi bulunmayan yerleşim yerlşim yerlerinde yaşayan halka ilaç teminine ilişkin protokol gereğince ilaç temin etmekteyiz.Yani bu miktardaki nufus un ekonomik olarak eczanelerimize katkısı oldukça az ve zahmetli olup, Eczane başına ilçe merkezlerinde yerine göre 2200-2300 kişi düşmektedir.

Buna rağmen eczane sayımız her sene yüzde 5 oranında artmakta olup 2009 yılından itibaren yıllık satış hasılatlarını incelediğimiz zamanda ortalama her yıl için yüzde 10 oranında düşüşler gerçekleşmektedir.

Hasta ya da hasta sahipleri ile ilişkilerimize gelince de ;

Muayene ücretlerine,İFF arklarına hastanın tepkisi hala devam ediyor.Bir de meslekdaşlarımızın organize olarak muayene ücretini atlatmaları ,bazılarının fiyat farkını almayarak hoş görünme çabaları bizleri oldukça sıkıntıya sokmaktadır.

Muayene ücretini atlatmaların artık,tespit edilerek mutlaka cezalandırılması gerekmektedir.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ,Huzurevi,Parasız Yatılı öğrencilerin reçetelerinde muayene ücreti çıkmakta olup hastaları ve eczacılarımızı da zor duruma sokmaktadır.Devletin koruması altında olan bu hastalara her ne şekilde olursa olsun muayene ücreti ve fiyat Farkı Çıkamamalıdır.Muayene ücretlerinin bekletmeden anında reçetede çıkması ve muayene listesinin dökümününde reçete çıktısında görülmesi,ücretinin de aynıgün tahsili mutlaka sağlanmalıdır.

E-Reçetelerdeki sorunlarımız hala devam etmekte,reçete ve raporlarda düzeltme ihtiyaçları,özellikle yanlış yazılan ICD Kodları,eğitimsiz personel yaptıkları hataların çözümü yine eczacılarımıza ihale olan önemli sorunlarımızdandır.

ICD Kodları eğer Meduladaki ilaç bilgisi bölümünde ve hastanelerin, doktorların programlarındaki bölümlerinde olursa bu sorunun önemli ölçüde azalacağını düşünüyorum.

Eczanesi bulunmayan yerlereilaç temininde ilimizde yaklaşık 65000 kişi bu hizmetin kapsamı içerisinde olup bu konuda çok ciddi çalışmamız iyi işleyen bir sistemimiz olmasına rağmen bozulma tehditi altında bulunmaktadır.

E-reçete çıktıktan sonra bazı sözüm ona kendisini becerikli, uyanık sanan meslektaşlarımız çeşitli anlaşma ve organizasyonlarla bilhassa eczanesi bulunmayan yerleşim yerlerinde ki muayenelerde yazılan bu reçeteleri kendilerine yönlendirmektedirler.Bu durumun düzeltilmesi için sıralı reçetelerdeki sistem gibi bir sistem kurulması ,doktor için ayrı bir buton konularak reçetenin yönlendirilmesinin önüne geçilmesi ayrı ca da bunun için ekstra hizmet bedeli alınmalıdır.

İlaç Dışı ürünler hemen hemen herkes tarafından eczanede satılan ürünlerin arasına alınması önerilmekte ise de ,oradada ciddi bir ürün kirliliği ve etik bozulmaya sebep olmaktadır.Bazı eczacılarımız geçmişte eczanelerimizde satılan ilaç dışı ve ‘’sadece eczanelere satılır’’ ibaresi olan ürünleri kendi eczaneleri üzerinden fatura edilerek marketlere parfümeri ve kozmetik mağazalarına toplu satışlarına aracılık etmekte bizlerin yıllardır eczanelerimizde tutmaya çalıştığımız ürünlerin eczane dışında satışına yardımcı olarak mesleğimize ve meslekdaşlarımıza çok ciddi zararlar vermektedir.Bu duruma hem üreticiler hemde ilaç dağıtım kanallarıda bilerek ve isteyerek göz yummakta hatta bu gibi eczaneleri bilhassa onlar tespit ederek bu durumdan kendilerine yeni satış noktaları oluşturmaktadırlar.Eczacıların esas görevi ilaç ve danışmanlığıdır.Diğerleri teferruattır,ancak katkı sağaması açısından ilaç dışı ürünlerde temkinli bir şekilde eczanelerimizin rafları içerisine girmelidir.

Türk Eczacıları Birliğinin hem ürünlerin temininde kalite ve güveni getirecek,hem de etik bozulmayı önleyecek tedbirler alması gerekmektedir.

İlimizde eğitimli ve kaliteli personel eksikliği de çok ciddi bir sorun olarak önümüzde durmaktadır.Üstelik bu personelin yaptığı hataların bedelinide sağlık personeli de sayılmadığından hukuk karşısında biz eczacılar ödemekte ve ciddi problemlerle karşılaşabiliyoruz.TEB nin eczane çalışanlarına hem kaliteyi hemde kendi yaptıkları hataların hukuki sorumluğunu taşıyacak bir eğitim modeli geliştirmesini ve daha öncede istediğimiz ve hala netice alamadığımız teknisyenlik kurslarının bir an önce açılarak bir an önce bu açığın kapatılmasına yardımcı olmasını bekliyoruz.

Eczacı bilgi sisteminin hayata geçirilmesi eczacılarımızın ve yeni kanunun uygulanmasında fevkalade önemli görevler görecektir.Çünkü son zamanlarda eczacılar çok sık yer değiştirmektedirler.Hem bunların takibi hem odaların ruhsat verirken hızlı davranmalarını sağlayacağı gibi geleceği planlama açısından da güvenli veriler sunacaktır.Ancak yönetmeliğin hala çıkmamış olması da ayrı bir handikaptır.

Haziran ayına gelmemize rağmen protokolünde ortada olmaması veya hangi aşamada olduğunu bilmememiz bizler için çok ciddi eksikliktir.Bir belirsizlik mevcuttur.

Protokolde bilhassa dikkat edilmesi gerekli hususlar şunlardır;

Eczacıların ekonomisinde en önemli yer tutan sözleşmenin bir an önce tamamlanarak bilhassa mevcut hizmet bedelinin öncelenerek makul bir seviyeye çekilmesi çok önemlidir.

TEB!nin eczacılarımıza hizmet bedeli alabileceği tansiyon takibi,sigara bıraktırma,evde bakım hizmetleri,gebelik testi ,uzaktan ilaç kullanım takibi gibi yeni alanlar açılmasını temin etmesi bu hizmetler için eğitim vermesi ve bir protokole bağlamak için acil çalışmalar yapması gerekmektedir.

Medikal Malzeme satışında hala ciddi bir ilerleme sağlayamadık.Medikal malzeme satışını eczanelerimize yönlendirmek için bu konuda daha hızlı çalışılması gerekli diye düşünüyorum.

Hekimi sistem dışına iten eczacılar arasında etik bozulmaya sebep olabilecek 6 ay süreli ilaç verme bir an önce kaldırılmalıdır.

Eczacının ekonomisini geliştirmek için protokolde istenilen maddeleri geçirmek için öncelikli olarak ekonomik koordinasyon kurulu çalışmaların odak noktasına alınmalı ,görüşmeler öncesinde burada ciddi bir hazırlık yapılmış olması gerektiği kanaatindeyim.

İthal ilaç Biriminden ilaç temininde hasta bizlere müracaat ediyor ancak onlara yardımcı olmakta zorlanıyoruz.Eczacı odalarına mutlaka doğrudan bir telefon ayrılarak daha sağlıklı iletişim sağlanması gerekmektedir.

.

53.Bölge Niğde Eczacı Odası olarak eczanelerin ekonomisine katkıda bulunmak için bir akaryakıt istasyonu ,elektrik dağıtım şirketi mepaş ile anlaşrak meslekdaşlarımıza bazı katkılar verdik.Bizim küçük ölçekte yapabildiğimiz bu anlaşmaları TEB’in 24500 eczane adına yapacağı anlaşmalarla e-imzada olduğu gibi çok uygun şartlarda araçlarımıza indirimli yakıt,elektrik dağıtım ve pazarlama şirketleri nden çok uygun şartlarda araçlarımıza indirimli yakıt,elektrik, bazı özel sağlık kuruluşları ile anlaşarak indirimli ,katkı payı vermeden yahut çok az katılım payı ödeyerek muayene ve tedavi imkanı sağlayabilir diye düşünüyorum.

YÖK ile sıkı iletişim kurularak yeni eczacılık fakülteleri açılmasına mani olmak açık olan fakültelere alınan öğrenci sayısını azaltmak için gayret gösterilmelidir. Yeni eczacıların kamuda çalışması özendirilmeli,Zorunlu değil gönüllü emeklilik için çalışma yapılmalıdır.

Meslekdaşlarımızın moral motivasyonunu yükseltmek çalışmalarını anlatmak ,bilgi vermek için Merkez Heyeti üyeleri mutlaka bütün odalarla ve üyelerle düzenli toplantılar yapmalıdır.

Değerli Meslekdaşlarım;Eczacıların sorunlarının çözümünde bana göre birinci şart birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmektir.Bu konuda en büyük engel lerden biriside Merkez Heyeti ile odalar arasında ,Eczacı odalarının da biribirleri arasındaki (ben buna en hafif şekliyle söylemek istiyorum)ahenksizliktir.

Şöyle ki;Merkez Heyetinin her yaptığına doğru veya mükemmel demiyorum ama Bazı odalara göre Merkez heyeti olumlu olumsuz ne yaparsa yapsın yanlış,eksik..

KKİskontosundan doğan fiyat farkları konusunda böyle oldu,fiyat düşüşlerindede hala bir mutabakat söz konusu değil.

Ben bugüne kadar sadece 6308 Sayılı Kanun çıktıktan sonra Merkez Heyetinin bütün odalardan tebrik ve teşekkür aldığına şahit olabildim.

Bu toplantıya gelmeden önce şöyle bir göz gezdirdim,kim ne demiş ne dememiş diye?

Hep aynı sorunlardan şikayet etmişiz.Ancak bazı odalar merkez heyetine demiş ki ;” Sakın firmalarla görüşme !”,sonra kendisi görüşmüş,Protokol çok iyi demiş ,daha sonra çok kötü demiş,önce tebrik etmiş arkasından yerden yere vurmuş,TEB ne derse desin kendi bildiğini yapmış,arkasından da TEB’e bu durumu düzelt demiş.Yani kendisi ne yaparsa yapsın mübah,TEB ne yaparsa yapsın günah.Böyle bir tavır olabilir mi?

Meslekdaşlarımız TEB’,merkez heyetini ,oda yöneticilerini o malum ,meşhur sosyal medya da !

Aç bir Facebook sahifesi,bir Twetter hesabı vs.Seçilmeye falan da gerek yok,orada kendi kendine İster bakan ol, ister vekil,istersen başkan ol, istersen genel başkan!Bir sorumluğunda yok aç ağzını yum gözünü, vur abalıya veya vurdur,söyle ağzına geleni veya söylet…..

Dünyanın en kolay işidir ucuz muhalefet,orada istediğini söylersin hele birkaç ta destekçi buldunmu deyme keyfine!

Buralarda yapılan eleştiriler yüzünden meslekdaşlarımızın oda toplantılarına ilgileri azalmakta toplantılarımıza neredeyse üyemizin %35-40 katılmamaktadırlar.Sebebini sorduğumuzda moral motivasonlarının bozulduğunu ,isteksizlik ,ilgisizlik ve umutsuzluk olduğunu söylemektedirler.

Bu toplantıda bulunan kişilerin tamamı seçimle gelmiş kişilerdir.Hepimiz seçime giriyoruz seçimle yetki alıyoruz ya da alamıyoruz,sürekli demokrasiden veya demokratik davranmaktan bahsediyoruz ancak seçimi kazanamayan meslekdaşlarımız ertesi gün başlıyorlar veryansın etmeye

Neden kazanamadıklarını sorgulamak kendilerini eleştirmek yerine, seçimi kazananları suçlu ilan ediyorlar başlıyorlar karşı mücadeleye.

Bir de üye sayısı az eczacı odalarını suçluyorlar.Yani onların tabiri ile küçük odaları.Kendileri büyük ya hani?Bu odaların üyelerinin oyları ipotekli ya hani?

Ya seçime girmeyeceksiniz ya da seçim sonucuna saygı göstereceksiniz!Üyenin tercihine saygı göstereceksiniz.Eğer bir katkı sunacaksanız bu katkılarınızı sosyal medyada uluorta tartışmak tartıştırmak değilde çalıştaylarda,başkanlar kurulu toplantılarında hatta bir çok odamızın yaptığı gibi farklı grup toplantılarında yapacaksınız ,engel olmak yerine katkı sunacaksınız ki mesleğimize meslekdaşlarımıza katkınız olsun.

TEB eczacılığın geleceğinin en büyük teminatıdır.Eczacıların amiral gemisidir.Orada görevli kişiler bugün vardır yarın yoktur.Bizler de bugün varız yarın yokuz belki bir daha ki toplantıya burada bulunamayacağız, bazı arkadaşlarımız da bulunamayacaklar.O nun için mesleğimizin geleceği için

Meslek Örgütümüzü ve onun tüm birimlerini korumalı.mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çikmalı ,meslekdaşlarımızla birlik beraberlik içinde mesleğimizi geliştirmeli ve geleceğe emin adımlarla yürümeliyiz.

Değerli Meslekdaşlarım;Sözlerime son verirken ülkemizde gezi parkı olayları adıyla anılan olaylarda Adana’da şehit olan polisimizi,hayatını kaybeden iki vatandaşımızla Reyhanlıda vefat eden 52 vatandaşımızı rahmetle anıyor ,yakınlarına başsağlığı diliyor bütün yaralılara acil şifalar dilerken ülkemizin bir an önce huzura ,barışa kavuşmasını Yüce Allah’tan dilerken beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum,saygılarımla.Ecz.Nihat ÖZTÜRK